Evet! Bitiyor bir sonbahar daha, kış dayandı kapımıza.
Evi olan mutlu, işi olan hazlı..
Kriz bir yanda kış bir yanda..
Ne yapsın işi, aşı ve evi olmayan..

Evi olana, işi olana ne mutlu yaşamak,
Evi olmayana, işi olmayana uymak bile ızdırap..


by Fincan

Çok güzel bir yazı okudum ve sizlerle paylaşmak istiyorum.. Gerçekten yaşanmış mıdır bilemeyiz doğal olarak ama güzel bir kurgu..

Hacı Bektaşi Veli ve Mevlana aynı çağın insanlarıdır. Adamın biri yasadışı yollardan kazandığı para ile bir inek satın alır. Bir süre sonra yaptıklarına pişman olur ve bu ineği Hacı Bektaşi Veli'nin dergâhına bağışlamak ister. Dergâh aynı zamanda bir aşevidir. Fakat Hacı Bektaş, "Helal değil" diye ineği kabul etmez. Adam aynı öneriyi, Mevlevi dergâhına yapar ve Mevlana kabul eder. Bu durum karşısında şaşıran adam, Hacı Bektaşi Veli'nin bu ineği kabul etmediğini, kendisinin neden kabul ettiğini sorar. Mevlana "Biz bir karga isek, Hacı Bektaşi Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz. O yüzden biz kabul edebiliriz, o etmeyebilir" der. Adam yeniden Hacı Bektaş'a gidip bu durumu anlatır ve "Neden" diye sorar. Hacı Bektaşi Veli'nin yanıtı "Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise, Mevlana'nın gönlü okyanus gibidir. Bu yüzden bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir, onun engin gönlü ise kirlenmez. İşte bu yüzden hediyenizi kabul etmedim" der.


Son günlerin önemli konusu, hepimizi ilgilendiren derin bir mevzu; Deniz Feneri Derneği davası...
Henüz dava aşamasında olsa da ele geçen belgeler sanki Türkiye karışsın amacıyla hazırlanmış gibi.. Belki doğru belki düzmece, bilemeyiz ama ortada olan bir şey varsa o da başta başbakan olmak üzere diğer AKP milletvekillerinin olmadık işlere karışmış olduğudur. Yani ister ucundan ister dibinde olsun karanlık işlere karışıldığı gün gibi ortada.
Şaban Dişli ile rüşvet belgelendi. Sonra Recep Tayyip Erdoğan'ın belgede adı geçmesi ve tanımam dediği kişiyle birden çok fotoğrafının ortaya çıkması...
Aydın Doğan ile kavgalarına ne demeli..
Aydın Doğan ve Deniz Baykal*a bozacı-şıracı yakıştırmasını yapan başbakan bence bu iki tabirden birini üzerine alınmalı. Asıl bozacı ve şıracı Aydın Doğan ile Tayyip Erdoğan ikilisidir. Menfaatleri bozulunca saldırıyorlar birbirlerine.. Ne Hürriyet ne de diğer Doğan Medya basın şirketleri tarafsız değildir. Yeri gelir orduyu pohpohlar yeri gelir AKP'yi.. Hepsi yanlıdır. Başbakanın damadı da Hürriyet'in yönetimi de... Sevmememe rağmen Emin Çölaşan'ı örnek veriyorum bu konuda. Neden kapının önüne koyuldu? Sadece iki dakika düşünmek yeterlidir.
Ak ve kara çoktan birbirine girdi.. Yetim hakkı, kul hakkı böyle korunmaz.. AKP partisine üye olup aş bulanları veya bunlara ortam hazırlayanları (önceki partiler de dahil buna) bu tarafta ve diğer tarafta ne kurtarır kurban olduğum Allah bilir artık orasını..
*Not: Baykal'ın adı geçti diye onu adamdan saydım sayılmasın...
O yaşayan en boş siyasetçilerden birisi...


Büyük patlamaya yönelik olarak yapılmaya çalışılan yapay patlama ile Bigbang (büyük patlama) anlaşılmaya çalışılacak. Dünya çapında yüzlerce, hatta binlerce bilimadamı katılıyor bu büyük deneye.. Türkiye'den de bir ekip bu çalışmalarda ülkemizi temsil ediyor.


Bu patlama ile dünyanın oluşumuna benzer ortam yaratılarak yaşam öncesi ve oluşuma yönelik sırlar aydınlatılmaya çalışılacak. Eğer büyük bilgilere ulaşılabilirse bu teknolojik anlamda alınan yolda hızlanma anlamına gelecek..


Tamam! Deney güzel. Hatta katılmak da güzel Türkiye olarak..! Ama "Türkiye bu deneyin neresinde?" Merak ettiğim(iz) soru bu bence.. Yani gerçekten CERN'de kurucu olan oniki kadar ülkenin yanında Türkiye'nin yeri nedir? Maalesef "pek birşey değildir" bence.. Sadece gözlemci olacağız. Yani olayın içinde hissetmeliyiz kendimizi. Ama sadece hissetmeliyiz..!


Sonuç olarak bilim güzel, bilimsel çalışmalarımız güzel, kendi kendine birşeyler yapmaya çalışan bilim insanlarımız daha da güzel.. Umarım yıllar sonra bu eğitim kısırlığını, başarısız üniversitelerimizi, sözde bilimadamı yetiştiren fen - edebiyat fakültelerimizi ve hiçbir şeyden anlamayan bürokratlarımızı değiştirebiliriz...

Evet! Google Chrome tüm hızıyla geldi bile :)

Şimdiden istatistiklerde tarayıcı pazar payından nasibini almış durumda.. Şu an için yüzde üçe ulaşmış durumda..

Her işlem için tek bir kutu, yeni sekme sayfası, uygulama kısayolları, dinamik sekmeler, çökme kontrolü, gizli mod, güvenli tarama, anında yer imleri, ayarları alma, daha kolay indirmeler...

Bu heyecanı tatmak için buradan Google Chrome kullanmaya başlayabilirsiniz..

Ramazan Ayı beklenir onir ay boyunca.. Yani toplumda böyle bir bakış açısı olduğu söylenir. Ramazan ayı gelir ancak pek öyle ihtişamlı gelmez.. Belki de bu son yıllarda böyledir. Daha önceleri Ramazan günleri tam bir Ramazan olarak yaşanırmış anlaşılan. Çünkü anlatılanlar bugün yok..!

Geçen gün bindiğim iett otobüsünde insanlar neredeyse birbirini öldürecekti. Herkes bir diğerine çatıyordu. En ufak bir olayı bile büyütüyorlardı. Evet! Durum aynen böyleydi. Yanlışlıkla otobüsün düğmesine basan bir insan fırçalardan fırça beğensin.. İki tanesi sağlam fırça yedi zaten. Birisini otobüs şoforü diğerini ise sakallı bir abimiz iyi bir fırçaladı.

Önemli olan kimin kimi fırçaladığı değil de kimin ne için fırçalandığı. Normal zamanlarda bile birbirine tahammülsüz olan insanımız orucun etkisi ile iyiden iyiye hoşgörüsünü kaybetti.

Yani verilen tepkilere o kadar şaşırdım ki bunları yazma gereği duydum. İnsanlar, su ve tuz kaybını, açlığın etkisini diğer insanlara mı yüklüyorlar yoksa.. Eğer böyleyse bu işte bir yanlışlık var..

Nerede Ramazan hoşgörüsü, nerede insanı sevmek!

Geçen gün haberlerde görmüşsünüzdür mutlaka; gece yarısı içki içen iki genç çocuk üç yetişkin erkek tarafından dövüldü. Bu çok kaba bir olay. Bu insanlar çocukları dövdükten sonra "ramazanda içki içerseniz sonu bu olur!" diye bağırıp olay yerinden uzaklaşmışlar.

Hayvan ruhlu manyaklar, salak adamlar size mi kaldı oruç tutmayanı sorgulamak. Herkesin gözü önünde yemek yenmesi, sigara içilmesi, içki içilmesi, içecek içilmesi yanlış tabi ki.. Ama bu çocuklar gecenin saat birinde müsait bir ortamda içiyorlarsa size ne oluyor..?

Genel yargılardan uzak durmayı seçerim hep ama bu sefer durum farklı. Bu ramazan magandaları günlük hayatta ne b.klar yiyorlardır tahmin edebilirim. Çünkü bu tarz davranan, hayvani duygularla hareket eden kişilerin neler yapabileceğini tahmin etmek zor olmasa gerek. Kızlara asılma, içki, kavga, zina ve daha bir çok olumsuz davranış.. Kullandığım kötü kelimelerden dolayı kusuruma bakmayınız lütfen..

İşte sizin gibi danalar yüzünden İslam Dini itibar kaybediyor...

Tavsiye Siteler

  • Eğitim Forumları
  • Yemek Tarifleri
  • Bilgi Deposu
  • Etkinlik Marketi
  • Hastalıklar