Ramazan Ayı beklenir onir ay boyunca.. Yani toplumda böyle bir bakış açısı olduğu söylenir. Ramazan ayı gelir ancak pek öyle ihtişamlı gelmez.. Belki de bu son yıllarda böyledir. Daha önceleri Ramazan günleri tam bir Ramazan olarak yaşanırmış anlaşılan. Çünkü anlatılanlar bugün yok..!
Geçen gün bindiğim iett otobüsünde insanlar neredeyse birbirini öldürecekti. Herkes bir diğerine çatıyordu. En ufak bir olayı bile büyütüyorlardı. Evet! Durum aynen böyleydi. Yanlışlıkla otobüsün düğmesine basan bir insan fırçalardan fırça beğensin.. İki tanesi sağlam fırça yedi zaten. Birisini otobüs şoforü diğerini ise sakallı bir abimiz iyi bir fırçaladı.
Önemli olan kimin kimi fırçaladığı değil de kimin ne için fırçalandığı. Normal zamanlarda bile birbirine tahammülsüz olan insanımız orucun etkisi ile iyiden iyiye hoşgörüsünü kaybetti.
Yani verilen tepkilere o kadar şaşırdım ki bunları yazma gereği duydum. İnsanlar, su ve tuz kaybını, açlığın etkisini diğer insanlara mı yüklüyorlar yoksa.. Eğer böyleyse bu işte bir yanlışlık var..
Nerede Ramazan hoşgörüsü, nerede insanı sevmek!
Geçen gün haberlerde görmüşsünüzdür mutlaka; gece yarısı içki içen iki genç çocuk üç yetişkin erkek tarafından dövüldü. Bu çok kaba bir olay. Bu insanlar çocukları dövdükten sonra "ramazanda içki içerseniz sonu bu olur!" diye bağırıp olay yerinden uzaklaşmışlar.
Hayvan ruhlu manyaklar, salak adamlar size mi kaldı oruç tutmayanı sorgulamak. Herkesin gözü önünde yemek yenmesi, sigara içilmesi, içki içilmesi, içecek içilmesi yanlış tabi ki.. Ama bu çocuklar gecenin saat birinde müsait bir ortamda içiyorlarsa size ne oluyor..?
Genel yargılardan uzak durmayı seçerim hep ama bu sefer durum farklı. Bu ramazan magandaları günlük hayatta ne b.klar yiyorlardır tahmin edebilirim. Çünkü bu tarz davranan, hayvani duygularla hareket eden kişilerin neler yapabileceğini tahmin etmek zor olmasa gerek. Kızlara asılma, içki, kavga, zina ve daha bir çok olumsuz davranış.. Kullandığım kötü kelimelerden dolayı kusuruma bakmayınız lütfen..
İşte sizin gibi danalar yüzünden İslam Dini itibar kaybediyor...
Bir çok yeni evlenecek olan çift bugüne yoğun talep göstermiş de falan filan da.. Popüler kültürün en basit davranışlarından biri bence. Çok sevdiğim bir arkadaşım da 07.07.07 çılgınlığına katılmıştı.
Hani şartlar müsaitse tamam o tarih olsun denir. Minik bir istek olur. Bunda sorun yok. Ama sırf o günde yer bulabilmek için yırtınmak niye.. Basit takıntıları var yurduminsanının artık.. İnsanlar açlıktan ölürken bizim ultra kesim kendini başka bir yere koymaya bayılıyor...
Geçtiğimiz hafta sonu İstanbul'dan kısa süreli de uzak kalmak ve değişiklik yapmak için Şile'ye gitmiştik. Şile her zamanki Şile'ydi. Dalgalı bir deniz ve gözünüzün alabildiğine kadar insan.. Her yer insan..
Şile'de normal yüzüş neredeyse imkansız. Denizi dalgasız yakalamak için şanslı olmak gerekiyor. Ben bir kere buna denk geldim. Ama onun dışında boğulmak işten bile değil. Geçtiğimiz yıllarda yüzlerce boğulma vakası yaşandığı için geç de olsa belediye bu konuda birşeyler yapmaya başladı. Kıyıda cankurtaran merkezi dışında belirli aralıklarla sahil boyunca cankurtaranlar görev yapıyor. Megafon veya suya girilerek dubaların gerisine çağırılıyor sudaki vatandaşlar. Görevliler bazen canını dişine takıyorlar insanları geri çekebilmek için. Yüzmekten çok dalgalarla oynayan insanlar sanki hiç tehlike yokmuş gibi ileri kadar çıkıyorlar. Dalgalar bazen o kadar kuvvetli oluyor ki geri çekilmek imkansız oluyor. Böyle olunca boğulmak son derece kolay oluyor. Görevliler insanları uyarıyor biraz daha geride dursunlar diye ama bu insanlar görevlilere kızıyorlar ne olmuş diye. İşte böyle bir milletiz maalesef. Hiç umursamadan ilerledikçe ilerliyorlar. Akıl var mantık var. "Can gitti mi gelmez" bunu bilmeyen var mı? Siz siz olun denizlerde dikkatli olun. Denize gittiniz diyelim! Oradan bir kişi eksik dönmek ister misiniz? Kim ister ki.. Allah kimseye vermesin....