10 adet bedava wordpress teması daha sizlerle.
Ücretsiz ve güzel temalar için buraya buyrun.
Smash yine çok güzel temaları bir araya getirmiş bizler için..
21 adet oldukça güzel wordpress teması sizlerle..

Böylesine güzel bir ortamı nereden bulalım şimdi....?
Yani asıl anlatmak istediğim orada yaşamakta olan insanların ne kadar şanslı olduklarıdır.
Şehir yaşamı içine tıkılıp kalmış bizler her geçen gün doğadan uzaklaşıyor muyuz yoksa her geçen gün daha da yakınlaşıyor muyuz emin değilim.
İnsanlar büyük kentlerin gürültüsünden, kalabalığından, kirliliğinden ve zorluğundan o kadar bunalmışlar ki artık akıllara köye dönüş fikri gelmese şaşılır.. Bir çok kişiden duymakta olduğum köye dönüş fikirleri beni sevindirmiyor desem yalan olmaz. Hem gidip kendilerini kurtarsınlar hem de bu şehri biraz rahat bıraksınlar. Ben de zor şartlarında doğduğum bu şehirden gitmek istiyorum. Sadece gezmeye gelmek istiyorum İstanbul'a.. Zaten başka türlü de olmaz. Bu şehir çürütür, bu şehir öldürür insanı..
Şimdi yukarıdaki yayla resmine bakın ve içinizden ne geçiyor bir kulak kabartın o sese..
Bir çok yeni evlenecek olan çift bugüne yoğun talep göstermiş de falan filan da.. Popüler kültürün en basit davranışlarından biri bence. Çok sevdiğim bir arkadaşım da 07.07.07 çılgınlığına katılmıştı.
Hani şartlar müsaitse tamam o tarih olsun denir. Minik bir istek olur. Bunda sorun yok. Ama sırf o günde yer bulabilmek için yırtınmak niye.. Basit takıntıları var yurduminsanının artık.. İnsanlar açlıktan ölürken bizim ultra kesim kendini başka bir yere koymaya bayılıyor...
Değerli gazeteci abim Can Dündar'ın yazısını okurken iletmiş olduğu bir kaç siyasi yetenek ürünü hareket çok ilgimi çekti. Konu Ahmedinecad'ın Türkiye gezisinde Anıtkabir'i ziyaret etmeyecek olmasının bir formülle sorunsuz sağlanması. Ahmedinecad'ın resmi kabul gereği olan Anıtkabir'e çelenk koyma töreninden yırtması için iş gezisi olarak kabul edilmesi kararlaştırılıp problem çözülmüş..
Can Dündar bu noktada Osmanlı Devleti'nde yapılan siyasi manevraların bir kaçından bahsediyor. Mesela Osmanlı Sultanı önünde eğilmek istemeyen bazı elçiler için boyu alçak kapılar yaptırılması bunlardan ilki.. Özellikle bu gerçekten zekice bir hareket. Keskin zekayı takdir etmemek işten değil. İkinci hareket ise Osmanlı Sultanı'nın savaşlar (fetihler) dışında yurtdışı toprağına ayak basmaması geleneğinin yapılacak bir yurt dışı gezisine engel olmasıdır. Buna çözüm olan dahice fikir ise Sultan'ın ayakkabısının altına Osmanlı toprağından yerleştirilmesidir.
O zamana göre bu fikirler son derece keskin gibi..